Pazar yeri profili mi,kendi siteniz mi?
Kısa cevap: ikisi birden, çünkü ikisi farklı işler yapıyor. Profil randevu akışınız, site adresiniz.
Bunlar aynı şeyin iki yolu değil
Pazar yeri profili sizi ARAYAN kişiyle buluşturuyor: o platformun kendi trafiği var, siz o trafikten pay alıyorsunuz. Kendi siteniz ise sizi ARAYAN değil, SİZİ arayan kişiyle buluşturuyor — adınızı duymuş, tavsiye almış, bir yazınızı okumuş biri.
İkisi aynı anda açık olabilir ve çoğu durumda öyle olmalı. Ürün bunu varsayıyor: randevu düğmeniz pazar yeri profilinize gidebiliyor, yani siteniz o akışı bozmuyor, ona kapı açıyor.
Fark, biriken şeyin kime ait olduğu
Bir pazar yerinde profil platformun, adres platformun. Orada yazdığınız her şey o adreste birikiyor; ayrıldığınız gün birikim orada kalıyor. Bu bir kusur değil, pazar yerinin tanımı.
Kendi alan adınızda biriken şey sizde kalıyor. Yazılarınız, size verilen bağlantılar, aramada tanınan adres — hepsi sizin adınıza. Bir gün yol değiştirdiğinizde taşınabilen tek şey bu.
Hangi aramada hangisi çıkıyor
“Psikolog” gibi genel bir aramada pazar yerinin yıllanmış adresiyle yarışmak gerçekçi değil ve ürün bunu vaat etmiyor.
Kendi sitenizin yarıştığı yer başka: adınız, uzmanlık alanınız ve yazdığınız konular. Her uzmanlık alanı kendi adresinde açıldığı için aramalar da dar ve niyetli oluyor.
Pratikte ne yapmalı
Profilinizi kapatmanız için bir sebep yok. Kendi sitenizi kurun, randevu düğmesini bugün kullandığınız kanala bağlayın; profiliniz çalışmaya devam etsin.
Zamanla değişen tek şey şu olur: sizi adınızla arayan kişi, kiralık bir sayfa yerine sizin adresinizi bulur.
Soru ve talepleriniz için: sitemsahane@gmail.com

